11 Eylül 2018 Salı

Yapay Zeka Sanat Yapabilir mi?

Yapay bir zeka sanatçı olabilir mi?

Ressam, müzisyen, gazeteci, şair ve son olarak film senaristi. Ama insan değil. Yapay bir zeka. Peki gerçek bir sanatçı olabilir mi?

Bundan yaklaşık 500 yıl önce Holbein adında bir ressam ikili bir portre yaptı: “The Ambassadors.” Bu portrenin en ilginç özelliklerinden birisi içinde şekli özellikle bozulmuş garip bir görsel öğe barındırması. Ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? Ona özel bir açıyla baktığınızda anlaşılması kolaylaşıyor. Bir insan kafatası.

Bunun sembolik anlamını şimdilik bir kenara bırakacak olursak ressam böylesine deforme olmuş bir şekli nasıl çizdi? O zamanlar Photoshop gibi bir yazılımın olmadığını hatırlatmak isterim. Ama yine de teknolojiden yararlanılmış. Sanat tarihçilerine göre ressam Holbein ayna ve mercek gibi araçlardan faydalanarak gerçek bir kafatasını bu şekilde deforme edilmiş hale getirip tuvaline yansıtmayı başarmış.

Yani sanat için teknoloji yüzyıllardır kullanılıyor. Nietzsche daktiloyu ilk kullanan felsefecilerden biri. Daktiloyla yazmaya başladıktan sonra yazılarının içeriği ve üslubu da değişmeye başlamış. Daktilo öncesi yazılarıyla, daktilo sonrası yazıları arasında fark var. O yüzden “Yazı araçlarımız düşüncelerimizi etkiler” demiş. Aynı bağlamda ben de “kalem klavyeden keskindir” demiştim.

Peki bu konuda ne kadar ileri gidilebilir? Mesela bir makine, bir yapay zeka insanı da aşarak kendi kendine sanat üretebilir mi? Yapay sinir ağlarının daha şimdiden fotoğraflardaki yüzleri tanıdığını, konuşulan sözleri anladığını, hatta başka dillere çevirdiğini biliyoruz. Ama sanatın diliyle konuşmak için biraz daha fazlası lazım. Hayalgücü gibi. Derin rüyalara dalmak ve gördüklerini yansıtmak. İşte bunun için bu yapay sinir ağlarını ters yüz etmek gerekiyor. Ancak böylelikle bilgisayarlar resimleri tanımak yerine, oluşturmayı başarıyor.

Google bu amaçla geliştirdiği yapay sinir ağına DeepDream “Derin Düş” adını adını vermiş. Yani karşımızda düşleyebilen bir makine var. Hani bir zamanlar bilim kurgu yazarı Philip Dick “Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi?” diye bir soru sormuştu ya. Artık cevabı biliyoruz. DeepDream’in web sitesine herhangi bir görseli yüklediğinizde arka planda çalışan algoritma sanatını icra etmeye başlıyor. Google bu işleme “Inceptionism” adını vermiş. Rüyalarla ilgili “Inception” filmini hatırladınız mı? Tıpkı oradaki gibi bu yazılımda da rüya içinde rüya görebilmek mümkün. Yüklediğiniz görseli istediğiniz kadar derine götürebiliyorsunuz. Sistem her seferinde ona bakarak içinden tanıdık bir takım örüntüleri buluyor. Hani bazen bulutlara bakıp onları bir şeylere benzetme oyunu oynarsınız ya, onun gibi bir şey. Bir çeşit halüsinasyon. DeepDream gördüğü örüntüleri bir şeylere benzetmeye başlıyor. Daha çok hayvanlara. En çok da köpeklere. Baktığı her yerde köpekleri görüyor.

Bu resimleri tamamen yapay zekanın ürettiği söylenemez. Çünkü hala kaynak bir görsele ve algoritmik yönlendirmelere ihtiyacı var. Ama tamamen bağımsız bir sanatçı gibi davranabilmesi için çalışmalar devam ediyor. Mesela Magenta adlı bu ekip müzik kulağını geliştirmeye çalışıyor. Notaları dinleyerek öğrenen bu “bebek yapay zeka” sonra müzik enstrümanını kendisi çalmayı deniyor. Videonun tam metni, kaynaklar ve linkler Barış Özcan web sitesinde:
http://barisozcan.com/yapay-bir-zeka-sanatci-olabilir-mi/

Hiç yorum yok: